Astımla ilgili doğru bilinen yanlışlar (5 Mayıs Dünya Astım Günü)

1 Hafta Önce 5
Astımla ilgili doğru bilinen yanlışlar (5 Mayıs Dünya Astım Günü)

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre şu an dünya üzerinde 339 milyon astım hastası bulunuyor. 2016 yılı verilerine göre ise dünya genelinde 417 bin 918 insan astıma bağlı olarak hayatını kaybetti. Covid-19 döneminde ise artan dezenfektan kullanımı astım şikayetlerini arttırabiliyor.

5 Mayıs Dünya Astım Günü nedeniyle Türk TORAKS Derneği bir açıklama yaparak 'Astımda Doğru Bilinen Yanlışlar' teması kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

Astım hastalığında tedavinin sürekliliği ve düzenli ilerlemesi önem taşırken ilaçların bağımlılık yaptığı, kilo aldırdığı gibi yanlış inanışlar tedavi başarısını düşürmektedir. GARD (Global Alliance Against Chronic Respiratory Diseases - Solunum Hastalıklarına Karşı Küresel İş Birliği) Türkiye kapsamında, T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Türk Toraks Derneği ve Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği işbirliği ile her yıl Dünya Astım Günü’nde toplum ve sağlık çalışanları için eğitim ve farkındalık toplantıları düzenlenirken o yıla özgü farklı bir tema belirlenmektedir. Bu yıl ise Dünya Astım Günü nedeniyle "Astımda Doğru Bilinen Yanlışlar" teması ele alınarak etkinlikler düzenlenmektedir.

Astım hastalığında tedavinin sürekliliği ve düzenli ilerlemesi önem taşırken ilaçların bağımlılık yaptığı, kilo aldırdığı gibi yanlış inanışlar tedavi başarısını düşürmektedir.

Astımla ilgili toplumumuzda sık duyulan yanlış kanaatler ve doğru bilgiler ise şöyle;

• Astım bir çocukluk çağı hastalığıdır; zamanla kaybolur düşüncesi yanlış olup astım her yaşta ortaya çıkabilir (çocuklarda, ergenlerde, yetişkinlerde ve yaşlılarda). Astımlı çocukların bir bölümü büyüyünce şikayetsiz devam etse de tamamı düzelmemektedir.

• Astımın bulaşıcı bir enfeksiyon olduğu düşünülebilmektedir, ancak astım bulaşıcı bir enfeksiyon değildir. Özellikle viral solunum yolu enfeksiyonları (örn. soğuk algınlığı ve grip) astım ataklarına neden olabilir.

• Astımlıların hepsinde alerji vardır kanısı yanlış olup astımlıların yaklaşık yarısında alerji vardır. Çocuklarda astım genellikle alerji ile ilişkiliyken erişkin yaşta başlayan astım daha az oranda alerjiyle ilişkilidir.

• Astımlılar egzersiz yapmamaları gerektiği düşüncesi doğru olmayıp hastalık iyi kontrol altındaysa, astımlılar egzersiz hatta ağır sporları dahi yapabilirler.

• Astım sadece yüksek doz kortizonla kontrol edilebilir düşüncesi gerçek olmayıp astım genellikle düşük-orta doz inhaler kortizonla kontrol altına alınabilir.

• Astım ilaçları bağımlılık yapar düşüncesi yanlış olup astım tedavisinde kullanılan hiçbir ilacın bağımlılık yapıcı etkisi bulunmamaktadır, yani ilaçlar kesildiğinde yoksunluk belirtileri ortaya çıkmaz. Hastanın şikayeti olmasa bile astım müzmin bir hastalık olduğundan hekim kontrolünde astım ilaçlarının uzun süre kullanılması gerekebilir.

Sonuç olarak, astım tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hastanın tedaviye uyumunu etkileyebilecek, azaltabilecek yanlış bilgilerin, diğer bir ifadeyle doğru bilinen yanlışların ortadan kaldırılması için hastaların ve toplumun bilgilendirilmesi hastalığın kontrolü açısından önem taşımaktadır.

“YANLIŞ BİLGİLER HASTALIĞIN TEDAVİSİNE ENGEL OLUYOR”

Astımın tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğuna dikkat çekilen açıklamada "Hastanın tedaviye uyumunu etkileyebilecek, azaltabilecek yanlış bilgilerin, diğer bir ifadeyle doğru bilinen yanlışların ortadan kaldırılması için hastaların ve toplumun bilgilendirilmesi hastalığın kontrolü açısından önem taşımaktadır" denildi.

GEREKSİZ DEZENFEKTAN KULLANIMINA DİKKAT!

Kontrol altında olan astım hastalarında Covid-19 enfeksiyonunu ağır geçirme ve ölüm riskinin artmadığı belirtilirken, dezenfektan kullanımının tehlikesine dikkat çekilerek, “Astımı kontrol altında olan hastalarda enfeksiyonun ağır geçirilme ve ölüm riski artmamıştır. Ancak astımı kontrol altında olmayan, yakın zamanda astım atağı nedeniyle hastaneye yatış öyküsü olanlarda Covid-19 enfeksiyonunu ağır geçirme riski artmıştır.

Astım için önerilen tedavilerin doğru ve düzenli şekilde kullanılması önem taşımaktadır. Tüm toplumda olduğu gibi astımlı hastalar da hijyen stratejileri ve kişisel koruyucu ekipman kullanımı hakkında, Dünya Sağlık Örgütü ve T.C. Sağlık Bakanlığı'nın enfeksiyon kontrol önerilerine uymalıdır. Dezenfektanların aşırı kullanımının astım şikayetlerini artırabileceği akılda tutulmalı ve bu noktada dikkatli olunmalıdır. Sık dezenfektan kullanımı yerine el yıkama tercih edilebilir” denildi.

ASTIM NASIL BİR HASTALIKTIR VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

Astım, akciğer içi hava yollarında mikrobik olmayan bir tür iltihap nedeniyle hava yolu duvarının daralması sonucu ortaya çıkan müzmin (kronik) bir akciğer hastalığıdır. Astım tekrarlayan ve ataklar halinde gelen nefes darlığı, nefes alıp verirken ortaya çıkan hırıltı/hışıltı/ıslık sesi, göğüste baskı hissi ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterir.
ASTIM TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Dünyanın hiçbir yerinde astımı tamamen ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi yoktur. Astım tedavisinin amacı hastalığın şikayetlerinin kontrol altına alınması ve hastanın yaşamını normale en yakın şekilde devam ettirilmesidir. Uygun ilaç tedavisinin verilmesi ile astım belirtileri kontrol altına alınabilmektedir.

Astım tedavisi ulusal ve uluslararası uzmanların katılımıyla hazırlanan ve her yıl yenilenen rehberdeki önerilere göre yapılmaktadır. Uluslararası ve ulusal astım rehberindeki en önemli yenilik nefes açıcı (kurtarıcı) ilaçların astım atak tedavisinde artık tek başına kullanılması yerine mutlaka asıl tedavi edici ilaç olan inhaler kortizon ile birlikte alınması önerisidir. Dünyada astım hastalığının tedavisi ve takibi için kullanılması önerilen her türlü ilaç ve malzeme ülkemizde bulunmaktadır. Uygun ilaç tedavisiyle astımlıların önemli bir kısmı iş ve okul dahil günlük yaşamlarına, hastalık nedeni ile ilgili herhangi bir kısıtlanma olmadan devam edebilirler.

Astım ilaçlarının büyük bir kısmı soluk alma yolu (inhalasyon) ile kullanılan ilaçlardır ve bu yolla daha az yan etki ile direk hava yollarında istenen tedavi edici etkiyi oluştururlar. Astım tedavisi için kullanılan inhalasyon cihazlarının pek çok farklı şekli vardır. Bu cihazların doğru kullanılması tedavinin etkin yapılabilmesi için çok önemlidir. Tedaviye başlanırken bu cihazların kullanım şekli mutlaka hastalara gösterilmelidir.

ASTIMI KONTROL ALTINDA TUTMAK İÇİN ASTIMLI HASTALAR NE YAPMALIDIR?

Astım kontrolünü güçleştiren etkenler, ilaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılmaması ve bunun yanında alerjenler gibi özel veya enfeksiyon, sigara dumanı ve kimyasallar gibi genel tetikleyicilere maruz kalmak sayılabilir. Yapılan araştırmalarda hastaların ilaçlarını doktorunun önerdiği şekilde kullanmasının, sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, sağlıklı ve dengeli beslenmenin, düzenli egzersiz yapmanın, solunan ortam havasını temiz tutmanın astımın kontrolünü kolaylaştırdığı gösterilmiştir.

Ne yazık ki hastaların ve toplumun bazı yanlış kanaatlar nedeniyle bazen astımın kontrol altına alınmasında zorluklar yaşanmaktadır. 

Bu yıl Dünya Astım Günü’nde “Astımda Doğru Bilinen Yanlışlar”ın anlatılması hedeflenmektedir. Bu tema, astımlı hastaların bu hastalığın tedavisi ile ilgili gelişmelerden gönül rahatlığı ile faydalanmalarını engelleyen, astımla ilgili sık duyulan söylenti ve yanlış kanıları belirlemeye yönelik bir çağrıdır.
Haberin Tamamını Oku